Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

ÜLKÜCÜ HAREKET

1 tane "alişan satılmış'tan yalçın doğan'a cevap" etiketli yazı bulundu "alişan satılmış'tan yalçın doğan'a cevap" tagli diger ogeler resimler , videolar

Alişan Satılmış'tan Yalçın Doğan'a cevap

Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Alişan Satılmış, Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Doğan'ın kendisinin görevden alınmasıyla ilgili kaleme aldığı yazıya cevap verdi.

 Kuruluşundan bu güne kadar Ülkü Ocakları'nda birçok görev değişikliği olduğunu söyleyen Alişan Satılmış, şahsımla alakalı olan görev değişikliği doğal seyrinde gayet doğal bir şekilde yapılan görev değişikliğidir. Üstelik göreve getirilen de aynı yapının içinde, şahsımın Ünüversitelerden Sorumlu Eğitim Masası Başkanı Harun Öztürk'tür. Yanı bu Ülkücü literatür ifadesiyle bir bayrak yarışını teslimatıdır" dedi.

 Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görev değişikliğini, ABD ile alakalandıranlar, asaleti anlayıp, algılamayacak kadar zavallı güruh taifesi olarak değerlendiren Alişan Satılmış yazısında; "Ülkü Ocakları'nın, "Gökyüzü çatısı" olarak kabul gören ve inanılarak, gönül bağı oluşturulan MHP ve onun Lideri; Devlet Bahçeli, emperyalist ağababalarının nüfus edemeyeceği kadar asil bir damardır. Alişan Satılmış MHP ve Onun lideri; Devlet Bahçeli'ye siyasal mana da iman etmiş bir kişilik ve şahsiyettir. 

İşte Alişan Satılmış'ın yazısı

 MHP'ne düşmanlıkları fıtri temayül halini almış iflah olmaz tipler, kin, garez, iftira ve yalanlarıyla kin hafızlarının koordinatlarıyla doğru olamayan gerçeklik okutmasında kafaları karıştırma hevesindedirler…

Bunun içinde klasik yöntemi benimseyip gri propagandadan medet ummaktadırlar.
Doğru, tanımlı tutarsız önerme denen saptırma hali…
Kendi niyetini gizleyerek, vaka üzerinden sonuç okutması yapmak.
Olan bir şey vardır, lakin okunup yorumlanıp, anlamlanan şeyle uzak yakın hiçbir bağı yoktur.
Olan şey; Ülkü Ocakları'nda bir değişikliğin olmasıdır.
Nedir olan görev değişikliği…
Bunda bir abeslikmi vardır, yoksa ilk defa böyle bir şeymi oluyor?
Buda değil.
Kuruluşundan bu güne kadar birçok görev değişikliği olmuştur.
Dolayısıyla şahsımla alakalı olan görev değişikliği de doğal seyrinde gayet doğal bir şekilde yapılan görev değişikliğidir.
Üstelik göreve getirilen de aynı yapının içinde, şahsımın Ünüversitelerden Sorumlu Eğitim Masası Başkanı Harun Öztürk'tür.
Yanı bu Ülkücü literatür ifadesiyle bir bayrak yarışını teslimatıdır…
Türk Ülküsünün bayrağını daha yükseklere taşınması için daha dinamik, daha genç bir arkadaşa bırakılmasıdır.
Dolayısıyla bu durum şahsım için bir engel ya da olumsuzluk değil bir sevinç
ve gurur meselesidir.
Ne mutlu ki, aynı ekip içinde görev yaptığım ekip arkadaşım bayrağı benden devralma yetki ve sorumluluğunda görülüp, takdir edilmiştir.
Ülkücü hukuku anlamaktan ziyade tanımlama gayretiyle yalan yanlış yorumlara sahip olanların anlayıp, bileceği bir iştigaliyet değildir, bu hal.
İşte üzerinde bir sürü art niyetli spekülasyon yapılan görev değişikliğim benim tarafımdan böyle bir anlayış kabulüdür.

Ülkü Ocakları'nın varlık tesciliyeti antiemperyalist bir mücadele geleneğinde meşrulaşmıştır.

Ülkü Ocakları'nın, "Gökyüzü çatısı" olarak kabul gören ve inanılarak, gönül bağı oluşturulan MHP ve onun Lideri; Devlet Bahçeli, emperyalist ağababalarının nüfus edemeyeceği kadar asil bir damardır.

Ve bu damarın içinde dolaşan kanda asil, Türk kanıdır.

Asil Türk kanının olmazsa olmaz özelliği; "İrade"sahibi bir bünye teşekkül ettirme özelliğine sahip olmasıdır.

Biçimi, şekli, kılığı, saçı, sakalı, rengi, teni, hafızası, karekteri meymenetsizliğin örnek rol modelliği arz edenler bu asilliğin asaletine halel getirmek için kendi zihniyetsizliklerine göre niyet okuması yapmaktadırlar.

İşte Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görev değişikliğini, ABD ile alakalandıranlar, asaleti anlayıp, algılamayacak kadar zavallı güruh taifesidir.

Birinci elden beyanımdır, yaşanan vakanın gerçekliği.

Gerisi boş laf yani laf-ı güzaftır.

Beslenip, nemalandıkları yer ayan beyan ortada olanların, kendi hallerini deve kuşu misali görmezden gelerek, utanmadan şahsım üzerinden Devlet Bahçeli ve MHP düşmanlığı yapmaları adice bir taktiktir.

İşin garibi kin hafızası MHP ve O'nun liderine Düşmanlıkla tescillenen karmaşık tiplerin tutarsız önermelerle hareket ederek kendilerine şahsımız üzerinden malzeme çıkarmalarıdır.

Velhasıl kelam işin doğrusu ve gerçeği Alişan Satılmış'ın Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'ndan alınması birilerinin iddia ettikleri gibi ABD indeksli bir durum falan değildir.

Alişan Satılmış varlığına ve bekasına iman ettiği Türk Milletinin bir ferdidir.

Mücadelesi, mensubiyetiyle şeref duyduğu Türk Ülkücülüğünün meşru manadaki tek adresi olan MHP hareketi içinde kalmakla her şart ve ahvalde oralı olmakla anlam bulur.

Dolayısıyla Alişan Satılmış MHP ve Onun lideri; Devlet Bahçeli'ye siyasal mana da iman etmiş bir kişilik ve şahsiyettir.

Duruş alan ve anlamını beyan eden bu sözlerim iradi tercih yükümlülüğümün anlam kodlamasıdır.

Muhataplılığımın sorumluluğu birilerinin teveccühüne mazhar olma hal ve beklentisiyle de asla alakalanıp, içerikleşmez.

Zaten, kayıtsız, şartsız itaat gibi patolojik bir ilgi ve alaka görme beklentimde hiç olmamıştır, olmazda.

Doğruyu, bilip, inanıp, iman ederim.

Bir takım ucuz talepler ve beklentiler için, popüler yönelişlerle hiç işim olmaz.

MHP'nin Liderine yönelik ABD ilişkisi benim hafızamda asla ve katiyen karşılığı olmayan komik bir ilişkilendirmedir.

Komiklik yapan bu şaklabanlara anlam adına bir işaretlemede bulunarak beyanımızı esas kılalım.

"Maymun ormanda gezip dolaşıp, aslanın arkasından atıp, tutuyormuş.

Ne yapıp ediyorsun diyenlere; "Valla içip, gezip aslanı da şöyle böyle yapıyorum" demiş.

Gel zaman, git zaman bu sözler aslanın kulağına gitmiş.

Aslan meydanı boş bulan maymunun bu cesaretini sınamak için "Dur, şuna bir görüneyim" demiş.

Maymunun olduğu yere varıp;

"Maymun efendi ne yapıp ediyorsun?" diye sert sert sormuş.

Aslanın halinden gevezeliklerinin aslanın kulağına gittiğini ve bunu bedelinin ağır olacağını da anlamış.

Hemen kendine çeki düzen vererek "Ne yapayım ormanların kralı, himmetinizle

gezip, dolaşıyorum. Bazen içkiyi fazla kaçırıp, İ.ne… İ.ne… konuşuyorum" demiş.

Viskiyi fazla kaçırıp, malum dille konuşarak Ülkü Ocakları'nda yapılan bazı değişiklikleri ABD isteğiyle yapıldı, diye yorumlayarak, "MHP ve Devlet

Bahçeli'ye" kin hafızasıyla düşmanlık yapan malzemecilere uygun cevap olmuştur, herhalde.