APOŞ'UN KÖPEĞİ MEHMET ALİ BİRAND
22 Temmuz seçimleri sonrası, kendi sol beyinlerinin “takıntılarını” desteklemiyor diye, adeta bir koro halinde MHP’ye saldıran yazar ve yorumculara, fırsat buldukça bu köşeden cevap vermeye çalışıyorum…
Mustafa Balbay, Emin Çölaşan, Tuncay Özkan, Hulki Cevizoğlu, Bekir Coşkun, Hıncal Uluç, Yalçın Doğan gibi… yazdıklarıyla, konuştuklarıyla “ters okutma” mantığıyla sürekli AKP’ye oy kazandırmaktalar.
İktidara giden her sürecinde, AKP’nin yanında açıkça yeralan yazarlardan daha fazla, AKP’ye hizmet eden bu yazarların hiçbirisi, yazdıklarımıza henüz cevap veremedi.
Bunlardan bazıları MHP konusunda susmaya, bazıları aynı alerji ve dümanlıkla saldırılarını sürdürmeye devam ediyorlar.
Bu yazarların tamamı, CHP zihniyeti taşıyan ve MHP’yi de bu zihniyetin yanında görmek isteyen, Türk milletinin milli ve manevi değerleri ile kavga etmeyi, laiklik misyonu gibi algılayan kerameti kendinden menkul kişilerdir. Bu algılamaları ile de CHP yanında, AKP’ye de çok büyük hizmet etmektedirler.
Bugün bu köşedeki sıra, CHP’li görüntüsünde hareket eden, beyni tamamen AKP’li olan Belçika vatandaşı Mehmet Ali Birand’a gelmiştir.
Bu adam tam evlere şenliktir… Zaten Kanal D’nin haber bültenlerinde her akşam sürekli mizah üretimli görüntüsü, kırdığı potlar, yaptığı gaflarla evlere şenlik olmaya devam etmektedir.
Belçika vatandaşı M.Ali Birand, MHP’ye saldıranlar korosuna gecikmiş bir şekilde katıldı. Zaten M.Ali Birand’da var olan MHP düşmanlığı, ABD ve AB dayatmalarını meşrulaştırmaya çalışan o beyninden hiçbir zaman eksik olmadı.
M.Ali Birand, MHP’nin başörtüsü yasağının kaldırılması yönünde ortaya koyduğu iradeyi “MHP’nin gerçek kimliği şimdi anlaşıldı” başlıklı bir yazı ile aklınca değerlendirmiş ve muhafazakârlık konusunda AKP’den daha tehlikeli olduğunu vurgulamış…
M.Ali Birand’ın yazısı içerisinde kullandığı “Daha da önemlisi, MHP'nin göründüğünün aksine, dindar hatta koyu muhafazakâr, Atatürk'ün idealleriyle hiçbir şekilde uyum göstermeyen bir parti olduğu anlaşılıyor.” cümlesi, onun bu yazıyı sırf MHP düşmanlığı korosundan ayrı kalmamak için yazdığını gösteriyor.
Kaldı ki, bu ülke de “Atatürk'ün idealleriyle” yan yana gelemeyecek ve hatta o ideallere düşmanlığı defalarca belgelenmiş M.Ali Birand’ın, Cumhuriyet, Atatürkçülük gibi değerler konusunda MHP’ye ders vermeye kalkması aymazlıktan başka bir şey değildir.
Yakalanıp, Türkiye’ye getirilmeden önce (AB)(D)ullah Öcalan’la Bekaa Vadisi’nde, el-pençe söyleşi yapan, İmralı’da ömür boyu cezasını çekecek olan Öcalan’ın, PKK’ya genel af isteyen avukatlarına “Genel af 2004'te AB'den tarih aldıktan sonra gündeme gelecek, işler yoluna girecek. Tarih aldıktan sonra AB elinde sopa, reform yapmayanlara yapın diyecek.” şeklinde müjde vermiş olan ve devamında “O zaman Öcalan'ın durumu (affı da) gündeme gelecek. Hem de çok kısa sürede bunu söyleyecekler. O zaman ben de bırakın, bırakın (affedin, tahliye edin) diyebileceğim. Siz kendisine selamlarımı söyleyin. Deyin ki, çıktığınızda ilk röportajı o yapmak istiyor. Çok güzel bir şey olur, eminim. O günler olacak, ben çok umutluyum.” şeklinde ricasını ve selamlarını ileten, şehitlerimize zaman zaman “ölü” diye hitap eden, medya yöneticilerine "Şehit sayısı 5'in altında olursa haberi ilk sıradan vermeyelim, şehit ailelerinin feryatlarını ve atılan sloganları yayınlamayalım, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgedeki operasyonlarını bültenin arka sıralarında ve mümkün olduğunca kısa verelim.” şeklinde mail atarak 'Şehit haberlerini küçük görme' gibi tekliflerde bulunan, PKK’nın siyasi uzantısı DTP’nin Meclis Grup Başkanı Ahmet Türk hakkında “Ahmet Türk, hafife alınmaması gereken bir lider” diye bahseden, Türkiye üzerinde karanlık oyunlar oynadığı, ele geçirilen e-maillerde ortaya çıkan Karen Foog’un e-maillerinde “tatlım” diye hitap ettiği M.Ali Birand’ın “Atatürk'ün idealleriyle” MHP sataşması herhalde akıl ve mantıkla izah edilemez.
M.Ali Birand’ın sicili bunlarla sınırlı değil ki, daha birçok konuda hiçbir zaman Türk milletinin yanında yer almadığına dair örnekler mevcuttur.
“Tayyip Erdoğan’ın arkasında durmazsak bu adamı yerler” sözünün sahibi olan M.Ali Birand, AKP yokken de başörtüsü yasağına karşı olan ve her dönem seçim beyannamesinde bu yasağa karşı olduğunu vurgulamış MHP’yi AKP’nin işbirlikçisi olarak suçlayabiliyor.
AKP’nin ihanete varan birçok politikasına bugüne kadar alkış tutan M.Ali Birand’ın bu suçlaması, ondaki ruhsal problemlere bir belirti olarak görülebilir.
M.Ali Birand’a göre başörtüsü yasağı ortadan kalkınca, Türkiye Cumhuriyeti tehlikeye giriyor ama Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmeye çalışan (AB)(D)ullah Öcalan af edilip, İmralı’dan çıkartılırsa, bir de onunla ilk söyleşi yapan kendisi olunca Cumhuriyete demokrasiye uygun davranmış oluyor…
M.Ali Birand, senin “laiklik, demokrasi, özgürlük anlayışını” sevsinler! Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, senin isminle yan yana anmamak için “Senin Atatürkçülük anlayışını” demiyorum… Çünkü senin zaten böyle bir anlayışın hayatın boyunca olmamıştır…
TRT’yi geçmişte sahte belgelerle, düzmece faturalarla dolandırmaktan hüküm giymiş M.Ali Birand’ın aslında tüm derdini “Türban tartışmalarında, bunun “ tamamen bir özgürlük konusu olduğunu “söyleyen MHP'nin özgürlük konusunda ele alınan 301 inci madde, Vakıflar Yasası ve AB reformlarında adeta AKP'nin karşısında kartal kesilişini görenler, bu parti hakkında ne kadar feci şekilde yanıldıklarını söyler oldular.” şeklindeki cümlesi göstermektedir.
M.Ali Birand bu cümlesi ile diyor ki, MHP Türbana gelince özgürlükçü ama Türklüğü koruyan 301.maddenin kaldırılmasında, gayrimüslimlere tekrar mal kazandırmaya yönelik Vakıflar Yasası’nda, AB’nin dayatmalarında özgürlükçü değil diye, kaygısını ve en büyük üzüntüsünü yansıtıyor.
Muhafazakâr-milliyetçi bir parti olan MHP, başörtüsü yasağında da, M.Ali Birand’ın ağıt yaktığı konularda da yapması gereken doğru davranışları sergilemiştir.
ABD ve AB’nin Türkiye üzerindeki politikalarını desteklemede, işbirlikçi rolünü çok iyi yerine getiren M.Ali Birand, MHP’nin kimliğine ahkâm keseceğine, kendi her konudaki şaibeli kimliğine baksın…
PKK ve bilumum şer cephesi sözkonusu ise “Özgürlükçü”, başörtülü Müslüman Türk çocuğu sözkonusu ise malum koronun feryatçılarından…
Şimdi bu adamın hangi bir sözünün kıymeti harbiyesi olur ki, MHP’yi eleştirmesinin bir kıymeti olsun.
Cumhuriyeti ve laikliği korumak bu adamlara kaldı ise vay halimize ki vay...
İmralı’daki kahpeye af müjdesi veren, ABD ve AB’nin kalemi, “Tayyip Erdoğan’ın arkasında durmazsak bu adamı yerler” diyen bu adam, MHP’yi suçluyor, aklımızı koru Allah’ım…
M.Ali Birand sana denilecek tek laf, haydi bağlı olduğun kapıya…
