Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

ÜLKÜCÜ HAREKET

1 tane "pkk'lı kedilerin bakıcısı talabani geliyor" etiketli yazı bulundu "pkk'lı kedilerin bakıcısı talabani geliyor" tagli diger ogeler resimler , videolar

PKK'LI KEDİLERİN BAKICISI TALABANİ GELİYOR

10.Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, haklı gerekçelerle, randevu vermediği, işgal edilmiş Irak'ın sözde Cumhurbaşkanı, PKK hamisi Talabani, 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Çankaya Köşkünde ağırlanmak üzere, 7 Mart Cuma günü için Türkiye'ye davet edildi.

AKP'lilerin yakın dostu olan Celal Talabani'yi Çankaya köşkünde ağırlayamamak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için büyük bir dert olmuştu. Nihayet büyük dert edindiği konu ortadan kalkmak üzere.

TSK'nın PKK'ya yönelik Sınırötesi operasyonlarının sürdüğü bir dönemde, sanki çok mühim bir öncelik gibi Türkiye'ye davet edilen Talabani hangi yüzle Türkiye'ye gelecek acaba?

Hadi, Talabani'de utanacak yüz yok da, bu PKK hamisini Türkiye'ye davet edenlerin hiç mi milli hassasiyeti yok?

Talabani, AKP iktidarında daha önce defalarca Türkiye'ye gelmiş, AKP hükümeti tarafından çok önemli konukmuş gibi ağırlanmıştı. Fakat, Talabani'nin Türkiye'ye olan düşmanlığı ve PKK'ya vermiş olduğu destek yüzünden bir önceki Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer, birçok talebe rağmen, bu randevuyu vermemişti.

Bu sefer, roller değişti bizzat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu PKK hamisini telefonla davet etti.

Dışişleri Bakanı iken, milli konularda hiçbir hassasiyeti görünmemiş Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı makamında da bu tavrını maalesef sürdürmektedir.

PKK'yı her manada destekleyen, koruyan Talabani biliyorsunuz, PKK'ya terör örgütü demeyeceğini vurgulayarak, kendisinden PKK'lıları isteyen Türkiye'ye "Bir Kürt kedisi bile vermeyiz" diyerek dalga geçmişti. Karaktersiz davranışları yüzünden Ortadoğu Bölgesi'nde adı "Siyasi Fahişe'ye" çıkmış Talabani, PKK konusunda bu tutum içindeyken ve bu tutumunu değiştirdiğine dair hiçbir tavrı yansımamışken, Türkiye'ye davet edilmesi rezaletten başka bir şey değildir.

Irak'ta PKK'lı kedilere, köpeklere bakıcılık yapan Talabani'nin, Başkomutanlık (!) makamında oturan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından davet edilmiş olması, muhatap alınması asıl üzüntü kaynağımızı oluşturmaktadır.

Dışişleri Bakanı iken de, PKK'lı Leyla Zana ve ekibini Başbakanlık konutunda ağırlamış Abdullah Gül, bu tavrını en azından Cumhurbaşkanlığı makamına oturduğu gün değiştirmeliydi… Ama o halen AKP'nin politik çizgisine uygun davranmayı sürdürmektedir.

Evet Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu PKK'lı kedi ve köpek bakıcısının Çankaya köşkünde ne işi vardır?

Türk Devletinin onurunu zedeleyecek, bu randevunun ne gereği vardı?

PKK hamisi Talabani'nin Türkiye'ye gelecek olması, Türkiye adına ne kazanç sağlayacaktır?

Talabani denen çapulcuyu yüceltmekten başka hiçbir sonucu olmayacaktır. AKP iktidarı, bugüne kadar defalarca bu çapulcuyu yüceltmiş, korumuş ve kollamıştır.

Talabani de, AKP'ye karşı bu yüzden sevgisini, bağlılığını, vefasını hiç eksiltmemiştir.

Hatta 22 Temmuz seçimleri öncesinde desteğini açıktan vermiş, seçim ayı içerisinde, AKP'nin hiçbir sorunla karşılaşmamasını istediklerini belirterek "Özellikle de bu ay içinde AKP'ye sorun çıkartmak istemiyoruz'' demişti. 22 Temmuz seçimleri sonrası AKP'yi ilk kutlayan kişi de Talabani olmuştu.

Talabani'nin AKP ile gönül sıcaklığı, 7 Mart 2002 tarihinde filizlenmeye başlamıştı.

O tarihte Türkiye'ye gelen ve AKP Genel Merkezi'nde Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret eden Talabani ile kurulan diyalog, bugünlerde yaşananların temelini hazırlıyordu.

PKK'lı kedi ve köpeklerin bakıcısı Talabani, Recep Tayyip Erdoğan'a "Kendisini cezaevinden beri izliyoruz, o zaman da kalbimiz onunla beraberdi" şeklinde hitap ederken, Recep Tayyip Erdoğan da Talabani'ye "Özellikle Irak ve Kürdistan'dan gelen bilgiler bizi memnun etmektedir." şeklinde karşılık veriyordu. Yani, AKP-Talabani aşkı sağlam temellere dayanmaktadır.

Sanırım, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de bu aşkın sürdürülmesi taraftarı olduğu için, Türk Ordusu'nun operasyondan yeni çıktığı bir dönemde, PKK'lı kedi ve köpeklerin bakıcısı Talabani'yi Çankaya köşküne davet ediyor.

Kimse buna, komşuluk ilişkisi, diplomatik adım kılıfı giydirmeye çalışmasın, çünkü işgal edilmiş Irak'ta ABD'nin himayesi ile devlet başkanı koltuğuna oturtulan bu çapulcu, Türkiye'nin şuan bir numaralı düşmanıdır. Türkiye'ye yapmış olduğu düşmanlıklar konusunda, önce ders alması sağlanmalı, özür diletilmeli ve PKK'ya bakıcılık yapmayı bırakması öğretilmelidir. İşte büyük devlet olmanın özelliğini, bunlar sağlanırsa göstermiş oluruz.

Başkomutanlık(!) makamında oturan Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün Türkiye'ye davet ettiği Talabani'ye yönelik bu manada bir hazırlığı var mıdır?

Eğer yoksa, o makamda oturan biri olarak Talabani'yi davet etmek kendisine yakışmakta mıdır?

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt geçmişte, Barzani ve Talabani çapulcularını kast ederek "Ben askerim. Çok önemli bir görevim, terörle mücadele. PKK'yı siyasi olarak görenle benim asker olarak konuşmama imkân yok. Ama görüşen görüşür. PKK'yı terörist görmüyor. Şu anda iki grup da PKK'ya tam olarak destek veriyor. Şu anda PKK'nın en büyük destekçisi, kuzeydeki iki gruptur. Bunu çok iyi biliyoruz. Bu konularla ilgili olanlar da biliyor." demişti.

Başkomutanlık (!) makamında oturan Sayın Abdullah Gül, acaba bu sözleri nasıl değerlendirmektedir?

AKP'nin penceresinden mi, yoksa Türk Milleti penceresinden mi değerlendirecektir. Cuma günü yaşanacak gelişmeleri dört gözle bekliyoruz.